Kasım 2020

Aile Hukuku E-Bülten

Dava Tarihinden Sonra Gerçekleşen Olaylara Dayanarak Başka Bir Boşanma Davası Açılabilir

Davacı dava dilekçesinde eşinden fiziksel şiddet gördüğünü, küçük düşürüp kırıcı sözler sarf ettiğini, kendisini aldattığını ifade ederek boşanma ve maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı ise iddiaların doğru olmadığını, davacının psikolojisinin bozuk olduğunu, boşanmak istemediğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesi tarafların boşanmalarına karar vermiş ve davalıyı maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir.

Maddi ve manevi tazminata yönelik karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların yargılama safhasında barıştıkları, davacının talebi ile vekili tarafından boşanma davasının takip edilmediği, dava tarihinden sonra ise taraflar arasında meydana gelen fiziksel şiddetten dolayı davacının talebi üzerine dava yenilenerek devam ettirilmiştir.

Maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu olması gerekmektedir. Davacı dava tarihinden sonra davalı ile birlikte yaşayarak davalıdan kaynaklı kusurları affetmiştir.  Her davanın seyri açıldığı tarihteki fiili duruma göre devam edeceği için taraflar dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylara dayanarak bir boşanma davası açabileceklerdir. Bu sebeple, affedilen olaylar gerekçe gösterilerek davalı aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğinden, davacının tazminat talepleri reddedilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2-2426 K.2020/243

Boşanmadaki Fer’i Nitelikteki İstekler HMK 141 Hükmü Hariç Yargılamanın Her Aşamasında Talep Edilemez

Davacı dava dilekçesinde, davalının kusurlu davranışları sebebiyle evlilik birliğinin sarsıldığını iddia ederek ortak çocuklarının velayetinin kendisine verilmesini talep ederek boşanma davası açmıştır. Davalı ise iddiaların doğru olmadığını ve boşanmak istemediğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi davalının kusurlu olduğunu tespit ederek boşanmalarına ve maddi ve manevi tazminata karar vermiştir. Direnme kararı ise yasal süre içinde temyiz edilmiştir. Direnme yolu ile Genel Kurul’un önüne gelen uyuşmazlık, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin boşanma davasının her sürecinde talep edilip edilemeyeceği noktasındadır.

Davacının dava dilekçesinde yoksulluk nafakası ve tazminat talebi olmaması, cevaba cevap dilekçesinde de bu taleplere yönelik bir isteminin olmaması ve davacı vekilinin ön inceleme duruşmasından sonra bu taleplerde bulunmasının, iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. Davacının yoksulluk nafakası ile tazminat talepleri hakkında ‘karar verilmesine yer olmadığına’ dair karar verilecek yerde esasa ilişkin hüküm kurulması kanuna aykırıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2-1288  K.2020/143

Açık Öğretim Üniversitesinde Okumak Babanın Yardım Nafakası Yükümlülüğünü Ortadan Kaldırmaz

Davacı vekili dilekçesinde, davalı oğlu için 500 TL yardım nafakasına hükmedildiğini, davalının mezun olduğunu ancak devam zorunluluğu olmayan 2.okula gittiğini, bu nedenle çalışabileceğini, kendisinin emekli maaşı dışında geliri olmadığını ileri sürerek nafakanın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, okula devam etmesi gerektiğini, davalının harcamalarının arttığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme nafakanın kaldırılmasına karar vermiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz ettirilmiştir.

TMK 328’ göre, anne ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, anne ve babanın maddi durumu göz önünde bulunmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. 

Yargıtay, Açık Öğretim Üniversitesi’nde okuyor olmanın, babanın yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldıracak bir sebep olarak görmemiş, davacının ekonomik durumunu göz önünde bulundurarak nafakanın bir miktar azaltılmasına karar vermiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/3-2118 K.2019/1138

Zeynep Aydın –Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Bir Cevap Yazın