2020

Aile Hukuku E-Bülten

Kusurlu Olmaksızın Bakıma Muhtaç Bir Hastalığa Tutulan Kadının Hastalığının Boşanma Nedeni Sayılamaması

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı olarak görülen boşanma davasında, ilk derece mahkemesince davalı kadın ağır, davacı erkek az kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velayetlerinin babaya verilmesine, tazminat talepleri ile kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş; bu karar davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönlerinden temyiz edilmiştir.

Davalı-karşı davacı kadının dava tarihinden 3 yıl önce hastalığa yakalandığı, evlilik birliğinin giderlerine emek ve malvarlığı ile katılmadığı, kendisine dahi kayınvalidesinin baktığı, ancak kendisinin ve ailesinin isteği ve rızası ile ortak konutu terk ederek ailesinin yanına yerleştiği, birlikte yaşamaktan kaçındığı ve bu nedenlerle daha fazla kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de; mevcut hastane kayıtları ve uzman raporlarına göre kadının bu hastalığa yakalanmasında kendi kusurunun bulunmadığı sabittir. Hastalığı nedeniyle başkasının bakımına muhtaç olmuş bir kişinin birlik görevlerini yerine getirmemesi kusur olarak yüklenemez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas No: 2019/6740 Karar No:2020/96

Boşanma Davası Devam Ederken Davacının Vefatı, Mirasçıların Yeni Kusur İleri Sürememesi

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen boşanma davası devam ederken davacı erkek vefat etmiş ve davaya davacı erkek mirasçısı tarafından devam edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı kadının eski eşi ile sadakatsiz olduğu, murise kötü muamelede bulunduğu gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının ağır kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; davacı erkek tarafından, dilekçeler teatisi aşamasında usulünce ileri sürülmeyen ve dayanılmayan kadının sadakatsiz olduğu vakıası mirasçılar tarafından öne sürülemeyeceğine göre, davalı kadına kusur olarak yüklenemez. Ayrıca davalı kadının murise kötü muamelede bulunduğuna ilişkin tanık beyanı ise soyut beyan niteliğinde olup ispatlanamamıştır. Bu halde, davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek ölçüde kusurlu olmadığı tespit edilmiştir. Temyiz edilen hüküm, gösterilen sebeplerle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas No: 2020/1438 Karar No: 2020/2226

Boşanma Davasında Aldatmanın Görüntü CD’siyle İspatı Hukuka Aykırı Delildir!

Taraflar arasındaki davanın muhakemesi sonucunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı kadın tarafından dosyaya delil olarak sunulan CD hükme esas alınarak davalı erkeğe sadakatsiz davrandığı vakıası kusur olarak yüklenilmişse de; CD’nin, erkeğin “Özel hayatının gizliliği” ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz. CD’nin hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle davalı erkeğe sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış vakıasının kusur olarak belirlenmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca Yerel Mahkeme’nin boşanma hükmü, taraflarca temyiz edilmeyip 02.03.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı-karşı davalı kadının yargılamanın devamı sırasında 15.09.2018 tarihinde evlendiği anlaşılmakla, evlendiği tarihten sonra yoksulluk nafakasının talep edilmeyeceği ancak evlenme tarihine kadar yoksulluk nafakası alabileceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi  Esas No: 2020/2359  Karar No:2020/3302

Zeynep Aydın / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

 

 

Bir Cevap Yazın