Şubat 2021

Anayasa Hukuku E-Bülten

Kötü Muamele İddiasına Yönelik Etkili Soruşturma Yürütülmemesi

Başvurucu metro girişinde çantasını aramak isteyen polis memurlarına karşı çıkmış ve taraflar arasında ufak bir arbede yaşanmıştır. Ardından başvurucu polis merkezine götürülmüştür. Başvurucu, iki polis memurunun kendisini çay ocağına götürdüğünü, burada çıplak kalacak şekilde soyundurulduğunu ve darbedilip birtakım bedensel hareketler yapmaya zorlandığını iddia etmiştir. Adli muayeneye götürüldüğünde doktorla baş başa kalamadığını ve korku sebebiyle yaşanılanlara dair beyanda bulunmadığını belirtmiştir. Ardından gözaltı sonrasında aynı hastane tarafından düzenlenen raporda birden fazla yaralanma tespit edilmiştir.

Mahkeme bu hususu kötü muamele yasağının usulî yönünden incelemiştir. Mahkeme, Savcılık tarafından adı geçen polis memurlarına çıplak arama, hakaret ve darp iddiasının hiç sorulmamasını, polis merkezinde üst araması için uygun mekânların olmasına rağmen başvurucunun neden çay ocağında tutulduğunun araştırılmamasını, çay ocağının etrafındaki görgü tanıklarının dinlenilmemesini soruşturmanın etkililiğini zedelediğini belirtmiştir. Ayrıca soruşturmada inceleme yapan görevlilerinin olaylara karışan kişiler olduğuna dikkat çekerek soruşturmanın bağımsızlığına gölge düşürüldüğünü belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle Mahkeme, başvurucuya kötü muamele oluşturulduğu iddia edilen eylemlere ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmediği kanaatine varmıştır. Kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmiştir. İlaveten soruşturmadaki eksiklikler sebebiyle iddiaların aydınlatacak veri bulunmadığından kötü muamele yasağının maddi boyutunun incelenmesine olanak bulunmamıştır.
(Rüya Ağdaş Sönmez Başvurusu, B. No:2017/39935, 3/12/2020)

Konutu Terk Etmeme Adli Tedbirinin Uygulanmasıyla Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkının İhlal Edilmesi

Başvurucu hakkında AYM tarafından kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine dair bir ihlal kararı verilmiştir. (Şahin Alpay (2)) İhlal kararıyla birlikte ilk derece mahkemesi başvurucunun tahliyesine hükmetmiş ancak aynı zamanda konutu terk etmeme adli kontrolü verilmiştir. AYM ikinci ihlal kararında yer verdiği açık belirlemelere atıf yaparak ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için mümkün olduğunca eski hale getirmenin sağlanması gerektiğini belirtmiştir.

Konutu terk etmeme adli kontrolünün tutuklamaya bir alternatif olduğuna işaret ederek tedbirin uygulanabilmesi için başvurucunun suçluluğuna dair kuvvetli belirti olması gerektiğini belirtmiştir. AYM’nin başvurucu hakkında verdiği ilk ihlal kararında kuvvetli belirtinin soruşturma makamlarınca yeterince ortaya konulmadığına atıf yapılarak adli kontrol verilmesi için gerekli şartın yerine getirilmediği ifade edilmiştir. Başvurucunun özgürlükten yoksun bırakılma hâlinin devam edildiğini belirtilerek kişi hürriyeti ve özgürlüğe hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
(Şahin Alpay Başvurusu (3), 2018/10327,  3/12/2020)

Olumsuz Tutulma Koşullarının Oluşmaması Sebebiyle Kötü Muamele Yasağının İhlal Edilmemesi

Başvurucu 32 haftalık gebe olup Ceza İnfaz Kurumunda hüküm özlü olarak tutulmaktadır. Başvurucu AYM’ye tedbir başvurusunda bulunarak hem tahliyesini hem de sağlık hizmetlerine derhal erişmesini talep etmiştir. Mahkeme tahliye tedbir talebini reddedip sağlık hizmetlerine derhal erişmesi yönünde tedbir kararı vermiştir. Mahkeme esasa dair incelemesinde başvurucunun sağlık hizmetlerine erişebilecek konumda olan bir cezaevinde tutulduğunu ve başvurucunun sunduğu belgelerde başvurucunun gebeliğinin ceza infaz kurumunda tutulmasına engel olabilecek nitelikte olduğundan bahsedilmediğini belirtmiştir. Mahkeme kötü muamele yasağına ilişkin iddiayı açıkça dayanaktan yoksun bulması nedeniyle kabul edilebilir olmadığına karar vermiştir.
(Merve Aydeniz Çokyılmaz Başvurusu, 2018/24061, 15/12/2020)

AYM Kararının Uygulanmaması Sebebiyle Başvurucunun Hak İhlaline Uğraması

Milletvekili olan başvurucu hakkında yasama dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke hazırlanmış ve Anayasa’nın geçici 20. Maddesiyle başvurucunun yasama dokunulmazlığı kaldırılmıştır. Yargılama süreci devam ederken tutuklu olan başvurucu tekrar milletvekili seçilmiştir. Başvurucu Anayasa m.83/4 uyarınca tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasının Meclisin dokunulmazlığı yeniden kaldırılmasına bağlı olduğunu belirterek tahliyesini talep etmiştir. Yargıtay’ın bu talebi reddetmesiyle başvurucu AYM’ye başvurmuştur. AYM başvurucunun seçme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliğin hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.(Kadri Enis Berberoğlu Başvurusu (2))  Ancak ilk derece mahkemesi AYM’nin görev ve yetki alanının dışına çıktığını belirterek yeniden yargılama yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucu olağan hukuk yolunu tüketerek tekrar AYM’ye başvurmuştur.

AYM, Anayasa m.153’ü sebep göstererek AYM kararlarının bağlayıcı olduğunu ve bu hükmün herhangi bir istisnası olmadığını vurgularmıştır. Mahkeme, AYM’nin verdiği kararların bağlayıcılığını tartışma yetkisinin ilk derece mahkemesinde olmadığını belirterek ihlalin sonuçlarının kaldırılmamasının Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade etmiştir. Bu sebeple başvurucunun seçme ve siyasi faaliyette bulunma hakkın ihlal edildiğine karar verilmiştir.  Ayrıca AYM kararına rağmen başvurucu hakkında mahkûmiyet hükmünün aynen infazına karar verilmesi başvurucunun kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını da ihlal etmiştir.

Son olarak Mahkeme, hukuk devleti ilkesine atıf yaparak kamu gücünü kullanan organların, mahkemelerin hukuka uygun davranmadığı bir ülkede hukuk devletinin varlığından bahsedilemeyeceğini belirtmiştir.

Anayasa’nın 153. maddesinin açık hükmüne rağmen kararların yerine getirilmemesini hukukun üstünlüğü ilkesine ve bu ilkenin temel alındığı anayasal düzeninin ağır bir biçimde ihlali anlamına geleceğinin altını çizmiştir. Anayasal düzenin korunmasının kamu gücünü kullanan organların, gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluğunda olduğunu vurgulayarak verilen kararların gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
(Kadri Enis Berberoğlu Başvurusu (3), 2020/32949, 21/01/2021)

 Sümeyye Kırılmaz / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

Yorum yap