Nisan 2020

Ceza Hukuku Bülteni

Toplum Sağlığının Gerekli Kıldığı Hallerde Aşı Yapılmasının Zorunlu Olduğu

Türkiye’nin taraf olduğu “Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi’nde, tıbbi müdahalenin ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden sonra yapılabileceği, muvafakat verme yeteneği olmayan bir kimse üzerinde ise, tıbbi müdahalenin sadece onun doğrudan yararı için yapılabileceğine değinildikten sonra, müdahaleye muvafakat verme yeteneği bulunmayan küçüğe veya akıl hastalığı ve benzeri herhangi bir sebepten dolayı muvafakat verme yeteneği bulunmayan bir yetişkine sadece yasal temsilcisinin veya kanun tarafından belirlenen bir kişi veya makam ve kuruluşun izni ile müdahalede bulunulabileceği belirtilmiştir (Söz. m. 6). Bu halde dahi, bu kişi, makam veya kuruluşa, müdahalenin amacı, niteliği ile sonuçları ve müdahale edilmemesi halinde doğabilecek tehlikeleri hakkında uygun bilgi verilmesi zorunludur. 

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukla ilgili her türlü kararlarda onun üstün yararının esas olduğunu öngörmektedir. Diğer yandan Türk Medeni Kanunu da yukarıdaki uluslararası sözleşme hükümlerine paralel olarak ana ve babanın velayetleri altındaki çocukların bakım, bedensel, zihinsel, ruhsal ve toplumsal gelişmeleri konusunda onların menfaatini göz önünde tutarak, gerekli kararları alacaklarını ve uygulayacaklarını kabul etmiştir (TMK md. 339/1, 340/1).

Bu durumda anne ve babanın çocuk hakkında bir karar alırken onun menfaatini sağlama amaçları ön plandadır. Bu duruma aykırı hiçbir davranış haklı görülemez. Eğer küçüğe yapılacak bir müdahale hakkında anne-baba bilgilendirilmiş, müdahalenin nitelikleri, yararları ve sonuçları bakımından aydınlatılmışsa ve müdahale yapılmadığında ortaya çıkacak olumsuz durumlar hakkında bilgi verildiği halde anne ve baba haklı bir gerekçe göstermeksizin müdahaleyi reddediyorsa bu durumda çocuğun üstün yararı esas alınarak müdahalenin gerekli olup olmadığına karar verilmelidir.

Somut olayda çocuğa yapılacak olan aşının Sağlık Bakanlığı’nın “genişletilmiş bağışıklık programı” uyarınca yapılması zorunlu olan aşılarındandır. Bu halde çocuğun yasal temsilcileri uygulanacak olan aşı hakkında aydınlatılmışlar ve hiçbir haklı sebep ileri sürmeksizin reddetmişlerdir.  Yasal temsilcilerin çocuğun menfaatine aykırı olan bu davranışlarına hukuki bir sonuç bağlanamaz.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ana ve babanın aşı uygulamasına rıza göstermemeleri halinde, çocuğun üstün yararına açıkça aykırı olan bu durumda ana babanın rızasının aranmayacağı, somut olayda ana ve babanın haklı bir sebep ve delil göstermeksizin çocuklarına aşı uygulanmasına karşı çıktıkları, yapılması istenilen aşının çocuğun üstün yararına aykırı olacağına ilişkin bir bulgu ve olgunun bulunmadığı gibi aşının, çocuğun gelecekteki bireysel sağlığı yanında, toplum sağlığı açısından da yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, mahkeme uygulamasının usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E. 2015/16  K. 2015/6675 

Nazlı DEMİR

Bir Cevap Yazın