2020

Ceza Hukuku E-Bülten

Hakkında Soruşturma Başlatıldığını Öğrenip Teslim Olan Ve Bildiklerini Anlatıp Suçun Aydınlatılmasına Katkı Sağlayan FETÖ/PYD Üyeleri Etkin Pişmanlık Hükmünden Yararlanır!

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında belirttiği üzere etkin pişmanlık hükümleri, terör ve örgütlü suçlarda stratejik bir öneme sahiptir. Terörle mücadele bakımından en etkili bilgi edinme aracı örgütün kendi mensuplarını kullanmaktır. Bir taraftan da amaç suç işlemeyi engellemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları veya işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezada belli oranlarda indirim yaparak topluma yeniden kazandırmaktır. 

TCK 221/2 maddesine göre örgüt üyesinin suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi durumunda hakkında cezaya hükmolunamayacağı belirtilmiştir. Bu, etkin pişmanlığın şahsi cezasızlık sebebidir. Aynı zamanda TCK madde 221/4’e bakıldığında, hakkında soruşturma başladıktan sonra gönüllü teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla alakalı samimi, gerçekçi ve faydalı bilgi vermesi durumunda ya da TCK 221/3’te belirtilen yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi durumunda kişi hakkında cezaya hükmolunamayacağı belirtilmiştir. 

TCK m.221 ile hüküm altına alınan etkin pişmanlığın amacı örgütün faaliyetleri kapsamında işlediği suçları tespit etmek ve bu suçları aydınlatmaktır. 

Temyize konu olan davaya bakıldığında, soruşturma başlatıldığını öğrenen sanığın yakalama şartları oluşmadan kendi rızasıyla kolluk birimlerine teslim olup etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğinin anlaşılması karşısında gönüllü teslim olma şartlarının gerçekleştiği ortadadır.  Aynı zamanda Bylock programını kullandığını kabul etmiş ve örgüt hakkında faydalı bilgi vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunmuştur. Samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-1. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması sebebiyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz sonucunda bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi  Esas No: 2019/5402 Karar No: 2020/3674

Zehra Aydın – Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

63 No’lu Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanı Kararnamesi’nin İçeriğine Dair

10.06.20 tarihinde yürürlüğe giren söz konusu kararname kapsamında öncelikle mağdurun kişiliğine saygı gösterilerek eşitlik, insan haklarına saygı, dürüstlük ve mahremiyet ilkelerine sadık kalınacağı; ardından ise mağdurların, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesindeki hizmet ve yardımlardan faydalanabilmesi için kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına veya müdürlüğe başvurması gerekeceği belirtilmiştir. 

Kararnamenin 6. Maddesinde kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçlarından mağdur olanlarla ilgili olarak; bu kişilerin şüpheli veya sanıkla temasını önleyici tedbirler alınacağı, MEB işbirliğiyle düzenlenecek kurslara mağdurların katılabilmesi bakımından öncelik tanınacağı, bu kişilerin kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerin ekonomik ve sosyal desteklerinden öncelikli olarak yararlandırılacağı, mağduriyeti sebebiyle yerleşim yeri değiştirmek zorunda kalanların görev yerlerinin değiştirileceği ve bu kişilere rehberlik hizmetleri verileceği belirtilmiştir.

7. maddede, çocuklara ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan veya aile içi şiddet, terör ve insan ticareti suçlarından mağdur olanların başvurmaları halinde müdürlük bünyesinde çalışan adli destek görevlileri tarafından bu maddedeki hizmetlerin sunulması amacıyla bireysel değerlendirme yapılacağı; gerekli görülmesi halinde bu değerlendirmelerin kadın, yaşlı ve engelli mağdurlara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu değerlendirme kapsamında gerekirse tedavi veya rehabilitasyona ihtiyaç duyan mağdurlar yönlendirilecek, ifade ve beyanların adli görüşme odasında gerçekleştirilmesi Cumhuriyet savcısı veya hâkime önerilecek ve Müdürlüğe başvuruda bulunan mağdurlardan korunma ihtiyacı olan çocuk, kadın, yaşlı ve engelliler, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına veya sosyal hizmet merkezlerine bildirilecektir. 7. Maddedeki hükümlerin, gerekli görülmesi halinde suçtan zarar gören kişiye de uygulanabileceği belirtilmiştir. 

Kararnamenin en önemli noktası, bu kararnameyle beraber Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kurulmuş olmasıdır. Kararnamenin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin mülga olan 53. Maddesinin yeniden düzenlenmesine ilişkin 18. Maddesinde, bu Başkanlığın görev ve yetkileri belirtilmiştir. Buna göre ilgili Başkanlık, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarım belirlemek ve verimli işleyişin sağlanması için gerekli önlem ve tedbirleri almakla yükümlüdür.

10.06.2020/31151  Kabul Tarihi: 09.06.20 

Alican Yücebıyık – Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi                                                                                                                                                                                                                                 

Yorum yap