Fikri Mülkiyet Hukuku

Covid-19 Tedavisi İçin Kullanılan İlaçlar Üzerindeki Patent Koruması ve Kamu Yararına Zorunlu Lisans Başvurusu

Av. Özge Yalınkılıç

COVID-19 enfeksiyonu, Aralık 2019’da Çin’de ortaya çıkmış, Mart 2020 tarihi itibariyle hemen hemen bütün ülkelerde rastlanmış ve hızla yayılmaya devam etmiştir. COVID-19 enfeksiyonu Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilmiş olup hastalığın merkezinin Çin’den Avrupa’ya kaydığı bilgisi kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu kapsamda, öncelikle birçok uluslararası tedarik zincirinin parçası olan Çin’de, sonrasında ise ülkemizle ticari ilişkisi en yoğun olan ülkeleri barındıran Avrupa’da çeşitli devletler salgını sınırlandırabilmek amacıyla olağanüstü hal ve acil durum ilan etmiş, kimi yerlerde sokağa çıkma yasağına varacak şekilde günlük hayatı yüksek seviyede kısıtlayıcı önlemler almak durumunda kalınmıştır. Ülkemizde de COVID-19 enfeksiyonu ile ilgili olarak kısıtlayıcı önlemler hayata geçirilmeye başlanmıştır.

Kısıtlayıcı önlemlerin yanı sıra sağlık alanında da COVID-19 tedavisinde kullanılmak üzere geliştirilen ilaçlar ile ilgili tüm dünyada birçok çalışma yapılmış ve geliştirilen ilaçların patentlerinin alınması için başvurulara başlanmıştır.

Tüm dünyada yaşanan bu gelişmeler neticesinde, COVİD-19 tedavisi için hâlihazırda patentli veya patent başvurusu yapılmış ilaçlar ile ilgili olarak kamu sağlığı açısından zorunlu lisans başvurusu konusu gündeme gelmiştir. Patent hukuku kapsamında kamu yararı gerekçesiyle zorunlu lisans başvurusuna ilişkin bu çalışmada COVID-19 tedavisinde kullanılacak ilaçların patent koruması altına alınması hususlarına da değinilecektir.

I. GENEL BİLGİLER

Dünya Sağlık Örgütü, 30 Ocak 2020 günü COVID-19 sebebiyle küresel halk sağlığı krizi (PHEIC[1]) ilanında bulunmuştur. Bunun üzerine sağlık alanında birçok ülke COVID-19 tedavisi için çalışmalara başlamıştır.

Dünya genelinde yer alan bazı çalışmalar ile ilgili çıkan haberlerden bahsetmek gerekirse; Avustralya Queensland Üniversitesi Klinik Araştırmalar Merkezi uzmanları bulunan ilacın hali hazırda bazı hastalarda denendiğini ve bu hastaların iyileşme gösterdiğini belirtmiştir. Rotterdam Erasmus Üniversitesi (EUR) Erasmus Medikal Merkezi ve Utrecht Üniversitesi Tıp Merkezi’nde çalışan Hollandalı bilim insanları COVID-19’a karşı özel antikor geliştirmeyi başaran ilk kişiler olduğu bilinmektedir. İsrail, aşı geliştirilmesine ilişkin olarak yaptığı çalışmalar ile en başından beri en hızlı sonuçları alan ve en çok yatırım yapan ülkelerden biri olmuştur. Kanadalı ilaç şirketi Medicago, aşı geliştirirken yumurta yerine bitkisel yöntem kullanmıştır. Bu yöntemin Amerika Birleşik Devletleri’nin Sağlık Bakanlığına Bağlı Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA[2]) onayı alması ve hayvan testlerinin atlanması halinde COVID-19 için gerekli olan aşıyı hazır edebileceklerini duyurmuştur[3]

Türkiye’de ise Abdi İbrahim, kendi ürünleri arasında yer alan ve yapılan araştırmalarda tüm dünyanın mücadele ettiği COVID-19’a karşı olumlu sonuç verebildiği gözlemlenen bir ilacın, ilk parça başı üretimini gerçekleştirerek Sağlık Bakanlığı’na teslim etmiştir. Firma, yılsonuna kadar üretecekleri tüm ilaçları da Sağlık Bakanlığı’na bağışlayacaklarını duyurmuştur[4].

Görüleceği üzere, dünya genelinde COVID-19 salgını hızla yayılırken ve yol açtığı ölüm sayısı artarken bilim insanları virüsün tedavisine yönelik aşı ve ilaç geliştirmek için yoğun çaba harcamaktadır. Bu durum, COVID-19 aşısı için patent hakkı olan yepyeni bir küresel silahlanma yarışı başlatmıştır.

Bilindiği üzere patent, bir buluşun veya faydalı bir yöntemin belgelenmesi ve korunması işlemidir. Patent işleminde buluş sahibi buluşu tam olarak tarif eder. İlaç endüstrisinde ise diğer patente konu buluşlardan farklı olarak tek bir ilacın araştırma ve geliştirme süreçleri çok maliyetlidir. Ancak patentler, şirketlerin bu maliyeti karşılamasına yardımcı olmaktadır. Böylece patentler, bilimsel yeniliği ve araştırmayı teşvik eder bir nitelik de taşımaktadır. Şu anda dünyadaki pandemi göz önüne alındığında, uzmanlar COVID-19 için geliştirilecek aşının bazı şirketler veya hükümetler tarafından patentlerle kısıtlanmasından çekinmektedir.

ABD’nin en büyük laboratuvarlarından Gilead Sciences, Inc., COVID-19’un tedavisinde etkili olduğuna inanılan tek antiviral olan Remdesivir®’in patent haklarına sahiptir[5]. (Bu patent belgesine Espacenet®, Google Patent® gibi veri tabanlarından “WO2017049060” kodu ile erişilebilmektedir.)

9 Nisan 2019’da ABD patent numarası 10,251,904, Gilead Sciences, Inc’e “Methods for treating arenaviridae and coronaviridae virus infection” yani arenaviridae ve coronaviridae virüs enfeksiyonunu tedavi etme yöntemleri için verilmiştir. Bu çalışmanın tarihi itibariyle, Çin dahil olmak üzere diğer ülkelerde bekleyen Remdesivir® başvuruları henüz kabul edilmemiştir[6].

COVID-19 tedavisi ile ilgili dünyada gelinen aşama böyleyken, ilaç patentini tekelinde bulunduran patent sahiplerine karşılık diğer birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 129/1-(c) ve 132. maddeleri kapsamında kamu yararı dikkate alınarak, COVID-19 tedavisinde kullanılabilecek ilaçlar için zorunlu lisans başvurusu yapma konusu gündeme gelecektir.

II. KAMU YARARI GEREKÇESİYLE ZORUNLU LİSANS BAŞVURUSU

Patentin koruma süresi SMK madde 101’de düzenlenmiş olup, patentlerin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren yirmi yıldır. Hükümden de anlaşıldığı gibi bu yirmi yıllık koruma süresi dolmadıkça üçüncü kişiler patente konu olan ürünleri patent sahibinin izni olmadan üretemeyecek ve ticaretini yapamayacaklardır.

Bu durum, patent hakkını elde etmiş olanların müktesep hakkıymış gibi bir görüntü çiziyor olsa da bu güçlü yetkilerinin istisnai hallerde zorunlu lisans ile sınırlandırılabileceği görülmektedir.

6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 129/1 maddesinde “Zorunlu lisansın verilme şartları” ,132. Maddesinde de “Kamu yararı nedeniyle zorunlu lisans” hususu düzenlenmiştir.

Zorunlu lisans patent hakkı sahibini kısıtlayıcı niteliktedir. Zorunlu lisansta, patent hakkı sahibinin isteği dışında buluşun belli bir süre kullanılmaması ile beraber patentler arasında bağımlılık, kamu yararı gibi sebeplerle lisans verme işlemi söz konusudur[7].

İşbu çalışmanın konusunu oluşturan, olağanüstü koşullarda patent hakkı sahibinin izni aranmaksızın zorunlu lisans verilerek üçüncü kişilerin patent hakkının korunması kapsamına giren ürünleri üretmesi de sağlanabilir.

Zorunlu lisansın özellikleri esas olarak ülkelerin iç hukuk düzenlerinde öngördükleri mevzuata göre şekillenmektedir. Ancak The Agreement on Trade-Related Aspects of Intellectual Property Rights  (TRIPS )[8] ve 20.3.1883 tarihinde imzalanan Sınai Hakların Korunmasına Dair Paris Sözleşmesi[9] ile zorunlu lisans hakkında birtakım ilke ve esaslar kabul edilmiştir. Söz konusu uluslararası anlaşmalara taraf olan ülkeler, bu ilke ve esaslara uyum sağlamakla yükümlüdür.

Bunlar dışında ilaçlara erişim güçlüğü çeken ülkelerin bu ilaçlara erişimlerinin önündeki engellerin kamu sağlığı mülahazasıyla kaldırılmasının yolunu açan Doha Deklarasyonu, ilaçta zorunlu patent lisansı uygulaması bakımından öncü düzenlemeler olmuştur. TRIPS metnini kabul eden Türkiye ve diğer üye ülkeler Doha Deklarasyonu ile getirilen evrensel ilkeler ve insani düşünceler ile uyumlu düzenlemeler geliştirmek zorundadır.

Doha Deklarasyonu, konuyla ilgili maddelerinde[10];

“Madde 4: We agree that the TRIPS Agreement does not and should not prevent Members from taking measures to protect public health. Accordingly, while reiterating our commitment to the TRIPS Agreement, we affirm that the Agreement can and should be interpreted and implemented in a manner supportive of WTO Members’ right to protect public health and, in particular, to promote access to medicines for all. In this connection, we reaffirm the right of WTO Members to use, to the full, the provisions in the TRIPS Agreement, which provide flexibility for this purpose.

Madde 5-(c): Each Member has the right to determine what constitutes a national emergency or other circumstances of extreme urgency, it being understood that public health crises, including those relating to HIV/AIDS, tuberculosis, malaria and other epidemics, can represent a national emergency or other circumstances of extreme urgency.”

Denilmek suretiyle özetle; TRIPS Anlaşması üye devletleri kamu sağlığını korumak için gerekli tedbirleri almak konusunda engellenmemesi gerektiği ve her ülkenin zorunlu lisans verme ve bu lisansları ne şekilde vereceğini belirleme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir[11].”

Yine belirtmek gerekir ki, TRIPS üyesi ülkeler 2001 yılında Doha Deklarasyonu’nda kamu sağlığı/yararı için zorunlu lisans kararı alsa bile bu durum, ilaç üretimi için teknik donanıma sahip olmayan ülkeler için ilaçları ithal etme olanağı sağlamıştır[12].

Günümüzde yaşanan COVID-19 salgınının tedavisi için patent koruması altında olan ilaçlar ile ilgili zorunlu lisansın verilmesi halinde, lisansın koşullarının uluslararası hukuka uygun olması gerekmektedir. Türkiye’nin de Dünya Ticaret Örgütü üyeliği kapsamında tarafı olduğu TRIPS yani The Agreement on Trade-Related Aspects of Intellectual Property Rights[13]’i 31.maddesine[14] göre, kamu menfaatinin korunması gibi durumlarda, zorunlu lisans ile üçüncü kişilere patent konusu buluşu kullanım hakkı verilebilmesi için özetle[15]:

            • Somut olayın özelliklerinin dikkate alınması,
            • Kullanım hakkının süresinin ve kapsamının kısıtlı olması,
            • Patent sahibine uygun bir ücret ödenmesi,
            • Verilen kullanım hakkının münhasır olmaması,
            • Kullanımın yurtiçi pazarına yönelik olması,
            • Kullanım hakkının başkasına devredilemez olması ve
            • Zorunlu lisans kararının yargı denetimine tabi olması

koşullarına uyulması gerekmektedir.

Zorunlu lisans, SMK’nın 129. maddesi uyarınca kural olarak mahkemeden talep edilir. Ancak patent sahibinin patenti kullanırken rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı faaliyetlerde bulunması halinde ise bu talep Rekabet Kurulu’na yöneltilir[16]. Öte yandan işbu çalışmanın konusunu oluşturan kamu yararı kapsamında, SMK’nın 132. maddesi gereğince, zorunlu lisansa Cumhurbaşkanlığı karar vermektedir.

Zorunlu lisans, kamu yararının gerektiği hallerde verildiğinden patent sahibinin menfaatiyle kamu yararı çatıştığında kamu yararının tercih edilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Kamu yararının;

            1. Kamu sağlığı veya milli savunma nedenleriyle buluşun kullanılmaya başlanılması, kullanımın artırılması veya genel olarak yaygınlaştırılması veya yararlı bir kullanım için ıslah edilmesi büyük önem taşıyorsa,
            2. Patent konusu buluşun kullanılmamasının, nitelik veya miktar bakımından yetersiz kullanılmasının ülkenin ekonomik veya teknik gelişmesi bakımından ciddi zararlara sebep olacağı hallerde

 var olduğu kabul edilmektedir[17].

SMK 132/1 maddesinde bu husus;

Kamu sağlığı veya millî güvenlik nedenleriyle patent konusu buluşun kullanılmaya başlanılması, kullanımın artırılması, genel olarak yaygınlaştırılması, yararlı bir kullanım için ıslah edilmesinin büyük önem taşıması veya patent konusu buluşun kullanılmamasının ya da nitelik veya nicelik bakımından yetersiz kullanılmasının ülkenin ekonomik veya teknolojik gelişimi bakımından ciddi zararlara sebep olacağı hâllerde, ilgili bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu karar verilir.” şeklinde açıklanmaktadır.

Ancak 02.07.2018 tarihli, 700 Sayılı   Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname[18]’nin 209.maddesi uyarınca zorunlu lisans teklifleri Bakanlar Kurulu yerine artık Cumhurbaşkanlığı’na sunulmaktadır.

Anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca patent başvurusu veya patent konusu buluşun kullanımının kamu sağlığı veya millî güvenlik bakımından önemli olması hâlinde, Millî Savunma Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak ilgili bakanlık tarafından teklifte bulunulacaktır[19].

Ayrıca zorunlu lisans süreci, kişinin ilgili bakanlığa başvurusuyla başlayabileceği gibi idarenin re’sen harekete geçmesiyle de mümkündür. Başka bir deyiş ile kamu yararı gerekçesiyle zorunlu lisans verilmesi için bir mahkeme kararına ihtiyaç yoktur[20]. Zorunlu lisansın kime verileceği bir açık hüküm olmaması sebebiyle lisansın verileceği kişi herhangi bir tüzel kişi, kamu ya da gerçek kişi işletmesi olabilir.

III. SONUÇ

SMK  Madde 129/1-(c) ve Madde 132 kapsamında kamu sağlığı dikkate alınarak COVID-19 tedavisinde kullanılabilecek ilaçlar için zorunlu lisans başvurusu yapma hakkı bulunmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, zorunlu lisans talebi sadece patentler için değil, patent başvuruları için de yapılabilmektedir.

Yine SMK madde 132/1-(b) uyarınca, buluşun kamu yararını karşılayacak yeterlikte kullanımı patent sahibi tarafından gerçekleştirilebilecekse buluşun, şartlı olarak zorunlu lisans konusu yapılmasında kamu yararı bulunduğuna Cumhurbaşkanlığınca karar verilebilir. Şartlı lisansa ilişkin değerlendirme, SMK’da mahkeme ifadesi yer almadığı için sadece Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılabilmektedir.

Ancak bahsi geçen aşamalardan önce doğrudan patent sahibiyle görüşülerek anlaşma yoluna gidilmesi de mümkündür.


Bu makale, ilk olarak 29.04.2020 tarihinde iprgezgini.org web sitesinde yayınlanmıştır.

Kaynakça ve Dipnotlar
            1. Güneş, İlhami; Patent ve Faydalı Model Hukuku, Ankara, Şubat 2019(s.198-202,243 vd.)
            2. Erdem, Bahadır; Patent Hakkının Korunmasına ve Patent Hakkına İlişkin Sözleşmelere Uygulanacak Hukuk, İstanbul, 2000, (s.123,136 vd)
            3. Euronews, Covid-19 ile mücadelede aşı ve ilaç tedavileri hakkında: https://tr.euronews.com/2020/03/17/koronaya-karsi-ilaclar-antikorlar-asi-calismalari-iyi-haberleri-duymak-ister-misiniz
            4. Euronews, Covid-19 ile mücadelede aşı ve ilaç üzerine on çalışma https://tr.euronews.com/2020/03/19/koronavirusle-mucadele-icin-hangi-ulkeler-asi-ve-ilac-uzerinde-calisyor-covid-19-tedavi
            5. Covid-19 Patent Tartışması hakkında: http://www.hk-lawyer.org/content/covid-19-patent-controversy
            6. TRIPs Anlaşma metnine ulaşmak için bkz. https://www.wto.org/english/docs_e/legal_e/27- trips_01_e.htm
            7. Paris Sözleşmesi: https://www.wipo.int/treaties/en/text.jsp?file_id=288514
            8. World Trade Organization. (2001). Doha Deklarasyonu: https://www.who.int/medicines/areas/policy/tripshealth.pdf?ua=1, Son erişim tarihi: 20.04.2020.
            9. Doha Deklarasyonu ilgili maddeleri hakkında: https://www.hacettepettm.com/Files/File/PARAGON_HACETTEPE_17122013_Sent.pdf
            10. World Trade Organization. Doha Deklarasyonu: https://www.who.int/medicines/areas/policy/tripshealth.pdf?ua=1, Son erişim tarihi: 20.04.2020.
            11. Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması hakkında: https://fikrimulkiyet.com/mevzuat/ticaretle-baglantili-fikri-mulkiyet-haklari/
            12. IHR Procedures concerning public health emergencies of international concern: https://www.who.int/ihr/procedures/pheic/en/ son erişim tarihi 26.04.2020
            13. 07.2018 tarihli, 700 Sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hakkında: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/07/20180707M2-1.pdf, son erişim tarihi 20.04.2020

[1] IHR Procedures concerning public health emergencies of international concern hakkında: https://www.who.int/ihr/procedures/pheic/en/ son erişim tarihi 26.04.2020

[2] Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi hakkında: https://tr.wikipedia.org/wiki/FDA 27.04.2020

[3]Euronews, Covid-19 ile mücadelede aşı ve ilaç tedavileri hakkında: https://tr.euronews.com/2020/03/17/koronaya-karsi-ilaclar-antikorlar-asi-calismalari-iyi-haberleri-duymak-ister-misiniz, Euronews, Covid-19 ile mücadelede aşı ve ilaç üzerine on çalışma https://tr.euronews.com/2020/03/19/koronavirusle-mucadele-icin-hangi-ulkeler-asi-ve-ilac-uzerinde-calisyor-covid-19-tedavi, son erişim tarihi 20.04.2020.

[4] Abdi İbrahim, Covid-19 ilacı duyurusu hakkında: https://www.abdiibrahim.com.tr/, son erişim tarihi 20.04.2020.

[5] Covid-19 Patent Tartışması hakkında: http://www.hk-lawyer.org/content/covid-19-patent-controversy, son erişim tarihi 20.04.2020

[6] Covid-19 Patent Tartışması hakkında: http://www.hk-lawyer.org/content/covid-19-patent-controversy, son erişim tarihi 20.04.2020

[7] Erdem, Bahadır; Patent Hakkının Korunmasına ve Patent Hakkına İlişkin Sözleşmelere Uygulanacak Hukuk, İstanbul, 2000, (s.123,136 vd)

[8] TRIPs Anlaşma metnine ulaşmak için bkz. https://www.wto.org/english/docs_e/legal_e/27- trips_01_e.htm son erişim tarihi 20.04.2020.

[9] Paris Sözleşmesi hakkında: https://www.wipo.int/treaties/en/text.jsp?file_id=288514, son erişim tarihi 20.04.2020.

[10] Doha Deklarasyonu ilgili maddeleri hk: https://www.who.int/medicines/areas/policy/tripshealth.pdf?ua=1 son erişim tarihi 26.04.2020.

[11] Doha Deklarasyonu ilgili maddeleri hakkında:  https://www.hacettepettm.com/Files/File/PARAGON_HACETTEPE_17122013_Sent.pdf son erişim tarihi 20.04.2020.

[12]World Trade Organization. (2001). Doha Deklarasyonu: https://www.who.int/medicines/areas/policy/tripshealth.pdf?ua=1, Son erişim tarihi: 20.04.2020.

[13] The Agreement on Trade-Related Aspects of Intellectual Property Rights  hakkında: https://www.wto.org/english/docs_e/legal_e/27-trips.pdf son erişim tarihi 26.04.2020.

[14]  The Agreement on Trade-Related Aspects of Intellectual Property Rights 31. Maddesi için bakınız https://www.wto.org/english/docs_e/legal_e/27-trips.pdf:  Article 31: Where the law of a Member allows for other use7 of the subject matter of a patent without the authorization of the right holder, including use by the government or third parties authorized by the government, the following provisions shall be respected: (a) authorization of such use shall be considered on its individual merits; (b) such use may only be permitted if, prior to such use, the proposed user has made efforts to obtain authorization from the right holder on reasonable commercial terms and conditions and that such efforts have not been successful within a reasonable period of time. This requirement may be waived by a Member in the case of a national emergency or other circumstances of extreme urgency or in cases of public noncommercial use. In situations of national emergency or other circumstances of extreme urgency, the right holder shall, nevertheless, be notified as soon as reasonably practicable. In the case of public non-commercial use, where the government or contractor, without making a patent search, knows or has demonstrable grounds to know that a valid patent is or will be used by or for the government, the right holder shall be informed promptly; (c) the scope and duration of such use shall be limited to the purpose for which it was authorized, and in the case of semi-conductor technology shall only be for public noncommercial use or to remedy a practice determined after judicial or administrative process to be anti-competitive; (d) such use shall be non-exclusive; (e) such use shall be non-assignable, except with that part of the enterprise or goodwill which enjoys such use; (f) any such use shall be authorized predominantly for the supply of the domestic market of the Member authorizing such use; (g) authorization for such use shall be liable, subject to adequate protection of the legitimate interests of the persons so authorized, to be terminated if and when the circumstances which led to it cease to exist and are unlikely to recur. The competent authority shall have the authority to review, upon motivated request, the continued existence of these circumstances; (h) the right holder shall be paid adequate remuneration in the circumstances of each case, taking into account the economic value of the authorization; (i) the legal validity of any decision relating to the authorization of such use shall be subject to judicial review or other independent review by a distinct higher authority in that Member; (j) any decision relating to the remuneration provided in respect of such use shall be subject to judicial review or other independent review by a distinct higher authority in that Member; Members are not obliged to apply the conditions set forth in subparagraphs (b) and (f) where such use is permitted to remedy a practice determined after judicial or administrative process to be anti-competitive. The need to correct anti-competitive practices may be taken into account in determining the amount of remuneration in such cases. Competent authorities shall have the authority to refuse termination of authorization if and when the conditions which led to such authorization are likely to recur; (l) where such use is authorized to permit the exploitation of a patent (“the second patent”) which cannot be exploited without infringing another patent (“the first patent”), the following additional conditions shall apply: (i) the invention claimed in the second patent shall involve an important technical advance of considerable economic significance in relation to the invention claimed in the first patent; (ii) the owner of the first patent shall be entitled to a cross-licence on reasonable terms to use the invention claimed in the second patent; and (iii) the use authorized in respect of the first patent shall be non-assignable except with the assignment of the second patent.

[15] Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması hakkında: https://fikrimulkiyet.com/mevzuat/ticaretle-baglantili-fikri-mulkiyet-haklari/, Son erişim tarihi: 20.04.2020.

[16] Güneş, İlhami; Patent ve Faydalı Model Hukuku, Ankara, Şubat 2019, s.198.

[17] Güneş, s.201-202.

[18] 02.07.2018 tarihli, 700 Sayılı   Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hakkında: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/07/20180707M2-1.pdf, son erişim tarihi 20.04.2020

[19] Güneş, s.201.

Yorum yap