2019

Aile Hukuku Bülteni – Mart 2019

“Allah belanı versin, geberip gidersin, inşallah arabaların altında kalırsın” diyen kadın boşanmada eşit kusurludur!

Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nde görülen karşılıklı boşanma davasında, hükmün temyizi ardından verilen bozma kararına uyularak verilen ikinci kararın son kez Yargıtay’a gittiği davada Yargıtay, davacı-karşı davalı erkek tam kusurlu olarak kabul edilerek karar verilse de davalı-karşı davacı kadının eşine ‘Allah belanı versin, geberip gidersin, inşallah arabaların altında kalırsın’ demesi sonucu boşanmaya neden olan olaylarda ilgili, davada davalının davacı ile eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir demiştir ve kusur belirlenmesi, tazminatlar ve nafaka yönünden yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Kararda davacı erkeğin önceden tam kusurlu olma nedeni özel olarak belirtilmemiştir. Kararın değerlendirilebilmesi için davalının kusur sebebi incelenerek somut olay değerlendirmesi yapılmalıdır.

Yargıtay 2.HD., E. 2017/6824, K. 2018/12103

Velayet konusunda kendini ifade edebilen çocuğun fikri ve değerine ilişkin

İstanbul 12.Aile Mahkemesi’nde görülen davanın temyizi sonucu Yargıtay 2.HD., her ne kadar velayet konusunda küçükler anneleri yönünden fikir belirtmiş olsa da davacı annenin içinde bulunduğu ortam ele alındığında bu yönde verilecek kararın çocukların kendi
çıkarlarına ters düşeceğini belirtmiş ve babaya verilmesi amacıyla anneye verilen velayet kararını bozmuştur. Ardından verilen direnme kararı ise davalı vekilince temyiz edilmiştir. Bunun üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 18 yaşını doldurduğu somut olarak tespit edilen çocuğun velayetinin sona ermiş olması, bu sebeple velayet isteminin konusuz kalması sonucu bu yönden karar verilmesine yer olmadığına; 10 yaşındaki diğer müşterek çocuk hakkında ise, velayetin ebeveynlerin istek ve tercihlerinden ziyade çocuğun menfaatini gözettiği ve idrak çağına gelmiş olan çocuğun BM Çocuk Hakları Sözleşmesi kapsamında da hakkı olarak, danışılması ve görüşünün alınması gerektiğine hükmetmiştir.

Yargıtay HGK., E. 2017/2066, K. 2019/15

Boşanma davasında kadının erkeğe şiddet uygulaması, erkeğin ise başka kadınlarla gezmesine ilişkin

Yargıtay incelemesine konu olan davada tarafların birbirlerine hakaret ettiği, kadının agresif ve kıskanç olduğu, kocasını tehdit edip bunun yanında kocasını bıçakla yaraladığı belirlenmiştir. Kocanın ise başka kadınlarla gezdiği ve bir kadınla evlilik dışı ilişki yaşadığı, ailesine maddi yardımda bulunmadığı belirlenmiştir. Somut koşullar göz önüne alınarak tarafların eşit kusurlu kabul edildiği davada Yargıtay, kocanın dava dilekçesinde yukarıda sayılı durumlardan yalnız kadın tarafından şiddete maruz kaldığı vakıasına dayanmasının, tarafların dayanmadığı olguların karara etki etmesinin yasaklandığı HMK m. 25 hükmüne aykırı olduğunu gözeterek, dava dilekçesinde belirtilmeyen olguların kadın aleyhine kusur olarak yükletilmesini kanuna aykırı bulmuştur. Olayda erkek ağır kusurludur. Yargıtay kararını isabetli görünmektedir.

Yargıtay 2.HD., E. 2016/21007, K. 2018/8021

Alican Yücebıyık 
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

Yorum yap