2020

Enerji Hukuku Bülteni

KARAR TR : 23/12/2019

Söz konusu olaydaki uyuşmazlık EPDK kararları uyarınca tarife yoluyla tahsil edilemeyen yatırım tutarının davalı Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’den (TEDAŞ) tazmin yoluyla tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği ile ilgilidir.

TEDAŞ ve BEDAŞ arasında tazmin yoluyla tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. Davalı TEDAŞ’ın Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğu gerekçesiyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiği iddia edilmiştir.

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi: “…açılan davada EPDK tarafından davacı şirketin yatırım harcamalarına ilişkin verilen kararlar uyarınca bir kısım yatırım harcamalarının tarifelere yansıtılmaması sebebiyle davacı şirketin uğradığını iddia ettiği zararın TEDAŞ’tan tahsiline yönelik olup, davacı iddiasına dayanak olarak da TEDAŞ ile Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında 24/07/2016 tarihinde imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, TEDAŞ ile Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında imzalanan 28/11/2016 tarihli protokol, 20/06/2008 tarihli protokol, Hazine Müsteşarlığı ile TEDAŞ ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında imzalanan 09/02/2016 tarihli protokol, TEDAŞ ile Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında imzalanan 24/02/2012 tarihli protokol, EPDK’ya ait kurul kararları, 28/05/2013 tarihli Hisse Satım Sözleşmesi’ne dayanmış olup, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile TTK ‘nun ilgili hükümleri göz önünde bulundurulduğunda davanın her iki tarafı da özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket olup, iş bu davaya bakmaya idari yargı görevli olmayıp, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 ve 5.maddelerine göre de ticari davalara da bakmaya Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan davalının görev itirazı yerinde değildir” gerekçesiyle görev itirazının reddine karar vermiştir.

Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Danıştay Başsavcılığı’na gönderilmiştir.

Danıştay Başsavcısı;  Kamu hizmeti yerine getirilirken sahip olunan ayrıcalıklara dayanılarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis edilen, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle, kişilerin hukukî durumlarında değişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesi zorunlu işlemler iptal davasına konu edilebileceği gibi, bu işlemler nedeniyle uğranılan zararların tazmini için tam yargı davası açılması da mümkündür.  

Olayda; üstün ayrıcalıklara sahip olan ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan, sorumluluğu ile denetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten davalı Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğü (TEDAŞ) ile davacı şirket arasında, elektrik dağıtım faaliyetinin özelleştirilmesi sürecinde, tarife yolu ile tahsil edilemeyen yatırım tutarının tazmini için açılmış davada yargısal denetimin, İdarî yargıda yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır” şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Yasanın 10’uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Mahkeme, 2247 sayılı Yasanın 13/son maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından görüş istenmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı:  Davacının işletme hakkını TEDAŞ’tan devraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurlarla ilgili olarak yaptığı yatırım tutarlarını, EPDK’nın 22/10/2010 tarihli ve 2956-3 sayılı, 22/12/2011 tarihli ve 3570-80 sayılı kararı uyarınca tarifelere yansıtarak tahsil etmesine izin vermemesi sebebiyle, bu tutarın, üstün ayrıcalıklara sahip olan ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan, sorumluluğu ve denetimi bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten TEDAŞ’tan tazmini istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

-Esasın İncelenmesi: Söz konusu davada sonuç bu uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözülmesi gerektiği olmuştur. Olayda; üstün ayrıcalıklara sahip olan ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan, sorumluluğu ile denetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten davalı Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğü (TEDAŞ) ile davacı şirket arasında, elektrik dağıtım faaliyetinin özelleştirilmesi sürecinde, tarife yolu ile tahsil edilemeyen yatırım tutarının tazmini için açılmış davada yargısal denetim, İdarî yargıda yapılması gerekmektedir. Ayrıca idari sözleşme niteliğine sahip olan işletme hakkı devir sözleşmesi ile daha sonra düzenlenen protokollerde yer alan, EPDK’dan tarife yoluyla tahsil edilemeyen yatırım tutarlarının TEDAŞ tarafından karşılanacağı yolundaki hükümler, sözleşmenin idari sözleşme niteliğini ve yukarıda izah edilen şekilde bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde çözülmesi gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır.

Karşı Oy Yazısı : Davacı ile davalının özel hukuk hükümlerine tabi oldukları tartışmasız olduğu gibi, dosyaya ibraz edilen sözleşme ve protokollerin incelenmesinde sözleşmelerin tarafların serbest iradesi ile oluştuğu görülmektedir. Bu sebeplerle idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Emine Toklan

Bir Cevap Yazın