2020

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku E-Bülten

Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 81/13 Maddesi Anayasa Mahkemesince İptal Edildi

“5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarını düzenleyen 81. maddesinin on üçüncü fıkrasının Anayasa’nın 2., 10., 13. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi, ilgili kanun hükmünün aşağıda açıklayacağımız gerekçelerle Anayasa’nın 2. Maddesine aykırı görerek iptal etmiştir.”

Olay kısaca özetlenirse, Sanık hakkında izinsiz çoğaltılmış ve bandrolsüz kitap sattığı iddiasıyla açılan ceza davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan İzmir 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, iptali için başvurmuştur.

FSEK md.81, 14 fıkradan oluşan ve bandrol yükümlülüklerine aykırılık suçlarını düzenleyen bir maddedir. FSEK md.81/1’in ilk iki cümlesi bandrolun hangi eserlerde zorunlu olduğuna ilişkin bilgi vermekte. “Musiki ve sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınlara bandrol yapıştırılması zorunludur. Ayrıca, kolay kopyalanmaya müsait diğer eserlerin çoğaltılmış nüshalarına da eser veya hak sahibinin talebi üzerine bandrol yapıştırılması zorunludur.”

İptali istenen 81/13 hükmü ise “Bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71 inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi hâlinde, fail hakkında sadece 71 inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.”

Atıf yapılan 71/1 hükmü “Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

81/13 hükmünden anlaşıldığı üzere eğer kişi bandrol yükümlülüğüne aykırı bir davranışı işlerken aynı eser üzerinde ayrıca manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz suçunu da birlikte işlerse, kişinin hem bandrol suçundan hem de tecavüz suçundan ayrı ayrı ceza alması yerine 81/13’te öngörüldüğü üzere 71/1’e yapılan atıfla 71/1’deki cezasının 1/3 oranında artırılarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Anayasa Mahkemesinin kararı iptal gerekçeleri,

Manevi, mali veya bağlantılı hak sahiplerinin haklarına tecavüz suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi bulunduğundan itiraz konusu kural yalnızca hak sahibinin şikâyetçi olması durumunda uygulama alanı bulabilecektir. Ancak FSEK m.81 bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçları re’sen soruşturulup kamu adına kovuşturulmaktadır.
Bu durumda hak sahibinin hukuka aykırı fiil sebebiyle şikâyetçi olmaması hâlinde fail hakkında bandrol yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle hapis ve adli para cezası birlikte uygulanacak iken, hak sahibinin şikâyetçi olması durumunda itiraz konusu kural gereğince fail hakkında seçimlik olarak hapis veya adli para cezasına hükmedilebilecek; cezalar daha hafif olarak belirlenebilecektir. Bu durum bir bakıma hem tecavüz fiilini hem de bandrol suçunu işleyen failin, şikâyet olmaması halinde daha ağır, şikâyet olması halinde ise daha hafif bir ceza ile karşılaşması anlamına gelmektedir.

Bir diğer gerekçe ise, “bandrol yükümlülüğüne” aykırılık suçları, sadece eserle ilgisi olmayan üçüncü kişiler değil aynı zamanda eser sahipleri tarafından da işlenmektedir. Madde 71/1’de düzenlenen suçlar ise çoğunlukla eserle ilişkisi olmayan üçüncü kişiler tarafından işlenmektedir. Bunun neticesinde bandrol yükümlülüğüne aykırı davranan eser sahipleri, eserle hiçbir ilişkisi bulunmayan kişilerden daha ağır cezalandırılmış olacaktır. Bu durum ise suç ile ceza arasında adil bir denge oluşturmaz.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle AYM, itiraza konu olan kanun hükmü yarattığı etki ve sonuçlar itibarıyla ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu tespit etmiştir.

Oylum Çelik – Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

Bir Cevap Yazın