2019

İcra Hukuku Bülteni – Nisan 2019

İcra Takibi Kesinleşmeden Önce Şikâyette Bulunulmasının Kovuşturma Şartını Yerine Getirmemesi

İcra İflas Kanunu m. 44’e göre; Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. 

İcra İflas Kanunu m. 337/a’da ise ticareti terk eden kişinin İcra İflas Kanunu m. 44’e göre tam ve doğru şekilde mal beyanında bulunması gerektiği, eğer borçlu kişinin haciz ve iflas sırasında gösterilmemiş mevcudu veya aktifinde yer alan mal veya yerine geçen değer varsa veyahut beyandan sonra bu mallar üzerinde tasarrufta bulunduysa; zarar gören alacaklının şikâyette bulunmasına bağlı olarak, borçlunun 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı belirtilmiştir.

İcra Ceza Mahkemesi’nde görülen davadaki somut uyuşmazlıkta; borçlu şirkete 19.10.2015 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş fakat takip daha kesinleşmeden 12.10.2015 tarihinde şikâyette bulunulmuştur.

Sanığın üzerine atılı İcra İflas Kanunu m. 337/a’ya aykırılık suçunun kovuşturması şikâyet şartına bağlıdır.

Kullanılmayan şikâyet hakkı, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her halde bir yıl içinde düşer.

Fakat İcra İflas Kanunu’nda düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikâyet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gereklidir.

İcra takibi kesinleşmeden yapılacak şikâyet, henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacaktır ve icra takibinin sonradan kesinleşmesi de bu şikâyeti vaktinde ve usulüne uygun yapılmış bir şikâyet haline getirmez.

Yukarıdaki sebeplerden dolayı Yargıtay tarafından, önüne gelen başvuruda sanık hakkında açılan davanın “düşmesine” karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı ve sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde bulunmuştur. 

Yargıtay, bu nedenlere bağlı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulmasını yanlış bulmuş, sanık hakkında verilen hükmün 1412 sayılı CMUK m. 321 uyarınca “bozulmasına”; bu konunun yeniden yargılamayı gerektirmediği, icra takibi kesinleşmeden önce şikâyette bulunulması sebebiyle de soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmediği için sanık hakkında açılan “davanın düşmesine” karar vermiştir.

Yargıtay Kararı-12.HD., E. 2019/1669, K. 2019/3055, T. 27.2.2019.

H.Yiğithan Erim
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi



Yorum yap