Mart 2021

İdare Hukuku E-Bülten

1933’ten Bu Yana Okunan Andımız Artık Okunmayacak!

Dava, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Öğrenci Andı” başlıklı 12. maddesinin iptali istemiyle açılmıştı. Danıştay 8. Dairesi 18.10.2010 tarihinde oybirliği ile bu talebin reddine karar vermişti. Bu kararın içeriği şöyledir:

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2009/8395

Karar No: 2010/5285

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Başlangıç” bölümünde; Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasanın, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda; … Hiç bir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve … Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu belirtilmiştir.

Anayasanın, 4. maddesi uyarınca değiştirilmesi mümkün olmayan ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

Anayasanın 10. maddesinde, herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu düzenlemesi yer almış; 66. maddesinde ise, Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür, hükmüne yer verilmiştir.

Uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin dayanağını oluşturan, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Yasasının “Genel Amaçlar” başlığını taşıyan 2. maddesinin 1. fıkrasında; “Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek” genel amaçlar olarak sıralanmıştır.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Yasasının 3. maddesinde de; “Türk eğitim ve öğretim sistemi, bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde düzenlenir ve çeşitli derece ve türdeki eğitim kurumlarının özel amaçları genel amaçlara ve aşağıda sıralanan temel ilkelere uygun olarak tespit edilir.” hükmüne yer verilerek Türk Milli Eğitiminin temel ilkeleri maddeler halinde belirlenerek, Yasanın 10.maddesinde; “Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk İnkılap ve İlkeleri ve Anayasada ifadesini bulmuş olan Atatürk Milliyetçiliği temel olarak alınır. Milli ahlak ve Milli kültürün bozulup yozlaşmadan kendimize has şekli ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve öğretilmesine önem verilir.” kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu 12. maddesinde ise, ilköğretim okullarında öğrencilerin, her gün dersler başlamadan önce öğretmenlerin gözetiminde topluca öğrenci andını söyleyecekleri kurala bağlanmış; yabancı uyruklu öğrencilerin öğrenci andını söyleme zorunluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Bu çerçevede öğrenci andında yer alan ifadelerde Anayasaya, Milli Eğitim Temel Kanununa ve İlköğretim ve Eğitim Kanununa aykırılık görülmemiştir.

Danıştay 8. Dairesi, öğrenci andını kaldıran yönetmelik hükmünü iptal ederken, Milli Eğitim Bakanlığı yürütmesinin durdurulmasını istemişti. İki yılı aşkın bir zamandır Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu gündeminde bulunan dosya karara bağlandı. Öğrenci andının okunmasını yürürlükten kaldıran yönetmeliğin iptaline karar veren Danıştay 8. Dairesi’nin kararı bozuldu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nda 11’e karşı 4 oyla alınan kararın gerekçesi önümüzdeki günlerde yazılacak. Bu kararın ardından dosya yeniden Danıştay 8. Dairesi’ne gönderilecek. Daire, karara uymak zorunda.

Sema Acar – Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

Bir Cevap Yazın