2020

İş Hukuku Bülteni

7244 Sayili Kanunun İş Hukuku Bakimindan Meydana Getirdiği Değişiklikler

7244 Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile birlikte İş Hukuku alanında da bir takım yenilikler ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda;

Madde 2

7244 sayılı Kanunun 2. maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde, Covid-19 salgını kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki yetki tespitlerinin verilmesi, toplu iş sözleşmelerinin yapılması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü ile grev ve lokavta ilişkin sürelerin üç ay süreyle uzatılmasıyla  ilgili hüküm getirilmiştir. Ayrıca cumhurbaşkanı, bu süreyi üç aylık süreyi bittiği tarihten itibaren üç ay daha uzatmaya yetkilidir. Bu bentte bahsi geçen 3 aylık süre uzatımı, yargılama faaliyeti devam eden toplu iş uyuşmazlıklarına etki etmeyecektir.

Madde 6

Bu madde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 23. Madde olarak eklenmiştir. Anılan kanunun geçici 23. Maddesi Kısa Çalışma Ödeneği ile ilgilidir. Maddenin ilk fıkrasına göre “kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır.” Burada yapılan yenilikle birlikte Covid-19 kaynaklı başvurularda kısa çalışma ödeneği için ön görülen sürelerin 120 günden 60 güne ve 600 günden 450 güne düşürüldüğü görülmektedir. Bu koşulu taşımayanların ise kısa çalışma süresini geçmemek kaydıyla son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam edeceği belirtilmiştir.

Ayrıca uygulamadan yararlanabilmek için 4857 sayılı İş Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan sebepler  (II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri) hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekir. Bir diğer önemli husus ise geçici 23’üncü maddenin 2’nci fıkrasının son cümlesine “başvurular” ibaresinden sonra gelmek üzere “uygunluk tespitleri hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiştir. Bu ibare ile geçici 25. Maddeye uygunluk sağlanmak istenmiştir. Şöyle ki, geçici 25. Madde ile uygunluk tespiti beklenmeksizin ödemelere başlanabilecektir. Böylece mağduriyetler giderilmek istenmiştir. Son olarak belirtmek gerekir ki, başvuru tarihini uzatmaya ve birinci fıkradaki günleri farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

MADDE 7

Bu madde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 24. Madde olarak eklenmiştir. Eklenen bu geçici madde işçiye nakit ücret desteği ile ilgili bir düzenlemedir. Eklenen bu madde ile birlikte iki ayrı grup işçiye nakdi destek sağlanacağı öngörülmüştür.

Birinci grupta ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan işçiler yer alır. Bu gruptaki işçilerin bu ödenekten faydalanabilmesi için ilk olarak kanunun yürürlüğe girdiği tarihte (17.04.2020) geçerli bir iş sözleşmesi bulunmalıdır. İkinci olarak işçi hem ücretsiz izne ayrılmış hem de kısa çalışma kapsamında bulunmuyor olması gerekir.

İkinci grupta ise işten çıkarılmış ve işsizlik ödeneği alamayan işçiler bulunmaktadır. Bu durumda olan işçilerin ödenekten faydalanabilmesi için ilk olarak sözleşmelerinin 15.03.2020 tarihinden sonra feshedilmesi gerekir. İkinci şart ise işçinin iş akdinin m.51 kapsamında feshedilmesi yani işçinin iş akdinin işsizlik ödeneği almaya hak kazanacak şekilde sona ermiş olması fakat işçinin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor olması gerekir.

İki grupta yer alan işçiler için ortak üçüncü sebep ise işçinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almıyor olması gerekmektedir.

Kanundaki şartları sağlayan işçilere günlük 39.24 TL nakdi ücret desteği sağlanacaktır fakat bu destek işçinin işsiz kaldığı süre boyunca ve her halde maksimum 3 ay süre ile sağlanacaktır. Ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde ise işverene idari para cezası uygulanacaktır. 

Kanun kapsamında son olarak, nakdi ücret desteğinden yararlananlar ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler bu süre içinde genel sağlık sigortalısı gibi işlem göreceklerdir. Buna ilişkin primler de işsizlik fonundan karşılanacaktır.

. Bakanlık, nakdi ücret desteğine ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.

MADDE 8

Bu madde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 25. madde olarak eklenmiştir. Bu madde ile Covid-19 sebebiyle kısa çalışma ödeneğine başvuran işverenlerin başvuruların yoğunluğu sebebi ile işçilere yapılacak ödemelerin gecikmesinin önüne geçilebilmesi hedeflenmiştir. Buna göre uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeksizin, işverenlerin beyanı doğrultusunda kısa çalışma ödemesi gerçekleştirilir. Ancak bu imkanın suistimal edilmemesi adına maddenin devamında “işverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ve yersiz ödemelerin, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmesi” gerektiği belirtilmiştir.

MADDE 9

Bu madde 4857 sayılı İş Kanununa geçici 10. madde olarak eklenmiştir. Bu maddenin ilk fıkrasına göre, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle İş Kanununun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, İş  Kanunu 25/II maddesinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.” Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, bu maddenin İş Kanunu kapsamı dışındaki Türk Borçlar Kanunu, Basın İş Kanunu gibi kanunlardaki iş ve hizmet sözleşmelerinde de uygulama alanı olmasıdır. Bir diğer husus ise, ahlak ve iyiniyet kuralına uymayan hallerde işverene haklı fesih imkanı verilerek fesih yasağına getirilen istisnadır. Ancak işverenin feshinin haksız olduğu ispatlanırsa kıdem ve ihbar tazminatının yanında yasak döneminde işçiye ödemesi gereken ücretlerini de ödemesi gereklidir. Ayrıca geçici maddenin üçüncü fıkrasına göre, “madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işverene, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir.”

Bu maddenin değindiği bir diğer nokta işçinin ücretsiz izniyle alakalıdır. Normalde iş sözleşmeleri kural olarak karşılıklı rıza ile askıya alınırken, bu madde ile işveren üç aylık süreyi geçmemek üzere işçiyi tek taraflı olarak tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde sebebiyle ücretsiz izne ayrılan işçi, haklı nedene dayanarak fesih hakkını kullanamaz. Cumhurbaşkanı bu geçici maddedenin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan üç aylık süreleri altı aya kadar uzatmaya yetkilidir.

                                                                        NALAN GÖKDAĞ – ÖMER FARUK FELEK

Bir Cevap Yazın