Şubat 2020

İş Hukuku Bülteni

Ödenmeyen Fazla Mesai, Hafta Tatili ve Ulusal ve Genel Tatil Ücreti Alacaklarına İlişkin    

Yargıtay’a konu dava ödenmeyen fazla mesai, hafta tatili ve ulusal ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkindir. Davacı, istemlerinde bu ücretlerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalılar ise davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş olup davalı avukatı bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

  1. Fazla mesainin hesaplanması konusundaki uyuşmazlık 

Somut olayda bilirkişi raporunda davacının 8 saatlik çalışmasının bulunduğu, iş yeri kuralları gereği ara dinlenmenin yarım saat olduğu belirtilmiş ve buna göre hesaplama yapılmıştır. Bazı dönemlerde ise günlük çalışma saati 8 saati aşmış olsa dahi ara dinlenme süresi yarım saat olarak raporlanmıştır.

4857 Sayılı İş Kanununun “Ara dinlenmesi” başlıklı 68. Maddesine göre ise;

Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere;

a)Dört saat veya daha kısa süreli işlerde on beş dakika,

b)Dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar (yedi buçuk saat dahil) süreli işlerde yarım saat,

c)Yedi buçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat,

 Ara dinlenmesi verilir.

Buna göre mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

  1. Hafta tatilinin hesaplanması konusundaki uyuşmazlık

Bilirkişi raporunda davalı işyerinde haftanın 5 gününün iş günü olduğu ve cumartesi ve Pazar günleri çalışıldığında bu çalışmanın hafta tatili çalışması olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması hatalıdır. Zira işyerinde normalde cumartesi günleri çalışılması veya çalışılmaması işverenin yönetim hakkından kaynaklanmaktadır. Eğer bireysel veya toplu iş sözleşmesinde Cumartesi günün açıkça hafta tatili olduğu düzenlenmemişse o günün iş günü sayılması gerekir.

Somut olayda ise haftanın 6 gününün iş günü, 1 gününün hafta tatili olduğu sonucuna ulaşılmış bu nedenle mahkemece cumartesi ve pazar gününün hafta tatili olarak kabul edilmesi hatalıdır.

  1. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinin hesaplanması konusundaki uyuşmazlık

Ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışmalarında günlük 7.5 saate kadar olan çalışmanın ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olarak, aşan sürelerin ise fazla mesai hesabına dahil edilerek hesaplanması gerektiği gözetilmeden hesaplama yapılması ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarında 7.5 saate kadar olan kısım için 1 gün karşılığı 1 yevmiye ödenmesi gerektiği göz ardı edilerek hesaplama yapılmış olması hatalıdır.

Bu sebepler ile mahkemece verilen karar oy birliği ile bozulmuştur.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi  E. 2017/27140 K. 2020/1396 T. 03/02/2020

İş Kazalarından Kaynaklanan Tazminat Alacağına İşleyecek Faizin Başlangıç Tarihi

Dava, sigortalının iş kazasından vefatı sonucu yakınlarının maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, her bir davacı lehine ödenecek manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara/mirasçılarına ödenmesine karar verilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117/2.maddesine göre, iş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran olayın gerçekleştiği tarihtir.

Somut olayda, dava dilekçesinde istenilen manevi tazminata olay tarihinden faiz uygulanmasına karar verilmesinin açıkça talep edilmesine rağmen, mahkemece manevi tazminat miktarı için dava tarihinden faize hükmedilmesi bozma nedenidir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin HMK 370/2. maddesi uyarınca (Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.) yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi  E. 2020/453 K. 2020/442 T. 03/02/2020

                                                                                                 ÖMER FARUK FELEK

Bir Cevap Yazın