2019

İş Hukuku Bülteni – Mart 2019

306 Seri No.lu Gelir Vergisi Tebliği ile İş Hukuku Alanında Yapılan Değişiklikler

Vergi Kanunu’nun 25.maddesine göre ölüm, engellilik ve hastalık gibi durumlarda ödenen tazminat ve yardımlar haricinde işsizlik ödeneği ve işe başlatmama tazminatları da gelir vergisinden istisna sayılmıştır.

İş Kanunun 21.maddesinde belirtilen işe başlatmama tazminatı, işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığına karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işverenin bir ay içinde işe başlatmadığı durumda, işçiye, en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında ödenen tazminattır. Arabuluculuk faaliyeti sonucunda tarafların, işçinin işe başlatılmaması konusunda anlaşmaları halinde, iş sözleşmesi feshedilen işçiye en çok sekiz aylık ücreti tutarında ödenen işe başlatmama tazminatları da istisna kapsamındadır.

Gelir Vergisi Kanunu’na getirilen geçici madde 89 ile birlikte 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden alıkonularak tahsil edilen gelir vergisinin, işçinin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla iade edilmesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyecektir.

İşçiye iade işleminin yapılabilmesi için iade talebi dilekçe örneği ile birlikte, ikale sözleşmesi örneği ve sözleşmeye istinaden yapılan ödemelere ilişkin kesinti tutarlarını gösterir belge (ücret bordrosu vb.) getirilmesi zorunludur.

Düzenleme kapsamında yapılacak iadeler, 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesi gibi sözleşmeler kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları, bonus ödemesi, hizmet ödülü, ek ödeme gibi çeşitli adlar altında yapılan ve ek tazminat niteliğinde olan ödemelerden kesilen gelir vergisiyle sınırlı bulunmaktadır.

27/03/2018 tarihinden sonra işçiye ödenen kıdem tazminatı ve ikale sözleşmesine istinaden yapılan ek tazminat ödemesi toplamının, en yüksek devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesini aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır ve vergi kesintisi yapılmaz, ancak limiti aşan ek tazminat ödemeleri ücret olarak vergilendirilmelidir. Dolayısıyla, 27/03/2018 tarihinden sonra işçiye ödenen ve istisna limitini aşan ek tazminat ödenmelerinden kesilen vergilerin iadesi mümkün değildir.

(15 Mart 2019 Tarihli ve 30715 Sayılı Resmî Gazete)

İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İş Yeri Tehlike Sınıflarında Yapılan Değişiklikler

28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde İş Yeri Tehlike Sınıfı Listesinde yapılan değişiklikler sonucunda kireçtaşı ocakçılığı; öğütülmüş veya kaplanmış kalsit imalatı; bina veya diğer inşaat projelerinde ısıtma, havalandırma, soğutma ve iklimlendirme sitemlerinin kurulumu, bakım ve onarımı; kan merkezlerinin faaliyeti çok tehlikeli iş yeri olarak belirtilmiştir.

Tarım ve bahçecilikte kullanılan hava, sıvı veya toz atma, dağıtma, püskürtme ve iklimlendirme makinelerinin imalatı; tezgahlar ve pazar yerleri vasıtasıyla canlı büyük ve küçük baş hayvan, kümes hayvanı, ev hayvanı ve yemlerinin perakende ticareti tehlikeli iş yeri şeklindedir.

Az tehlikeli iş yerleri ise aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

  • Belirli bir mala tahsil edilmiş mağazalarda ekmek, pasta ve unlu mamullerinin; alkollü ve alkolsüz içeceklerin, tütün ve tütün ürünlerinin; gazete ve dergilerin, elektrikli ev aletlerinin perakende ticareti,
  • Tezgahlar ve pazar yerleri vasıtasıyla sebze ve meyve, yenilebilir katı ve sıvı yağ, diğer gıda ürünleri, şarküteri ürünleri, süt ve süt ürünleri ile yumurta perakende satışı (seyyar satıcılar hariç),
  • Tezgahlar ve pazar yerleri vasıtasıyla elektrikli alet, cihaz ve elektrik malzemeleri, el aletleri ile hırdavat; imitasyon takı, süs eşyası, oyun, oyuncak, turistik ve hediyelik eşya; kişisel bakım ve kozmetik ürünleri ile temizlik ürünleri perakende ticareti (seyyar satıcılar hariç),
  • Deniz yolu yük nakliyat komisyoncuları ve brokerlerinin faaliyetleri,
  • Oturacak yeri olan fast-food satış yerleri (büfeler dahil) tarafından sağlanan yemek hazırlama ve sunum faaliyetleri,
  • Çocuk gündüz bakım (kreş) faaliyetleri ve çocuk kulüplerinin faaliyetleri,
  • Barınacak yer sağlamaksızın verilen diğer sosyal yardım hizmetleri,
  • Düğün, balo ve kokteyl salonlarının işletilmesi,
  • Belirli bir mala tahsil edilmemiş büfelerde gıda, alkollü veya alkolsüz içecek veya tütün ağırlıklı perakende ticaret,
  • Belirli bir mala tahsil edilmemiş mağazalarda gıda, içecek veya tütün ağırlıklı perakende ticaret (tanzim satış ve gıda tüketim kooperatifleri dahil),
  • Oturacak yeri olmayan içli pide ve lahmacun fırınlarının faaliyetleri,
  • Oturacak yeri olmayan fast-food satış yerleri (büfeler dahil), al götür tesisleri ve benzerleri tarafından sağlanan diğer yemek hazırlama ve sunum faaliyetleri.

(12 Mart 2019 Tarihli ve 30712 Sayılı Resmî Gazete)

İşçinin Memuriyete Geçiş Sebebiyle İstifa Etmesi Haksız Fesihtir

Davacı şirket ve davalı işçi arasında özel öğretim kurumlarında görev alan eğitim personeline ait belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmış, ancak davalı işe başladıktan bir süre sonra devlet kurumuna atanması dolayısıyla istifa dilekçesi vererek iş akdini tek taraflı olarak şekilde feshetmesinden dolayı davacı, davacının feshinin haksız olduğunu ve taraflar arasındaki sözleşmede bahsi geçen cezai şart alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.

İşçinin daha iyi şartlarda yeni bir iş bulması veya somut olayda olduğu gibi devlet memuriyetine başlaması fesih için haklı neden değildir. Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi, iş akdini devlet memuriyetine geçiş gerekçesiyle kendisi sonlandırmıştır. Bu nedenle davacı işverenin cezai şart talebinin uygun oranda bir takdiri indirime gidilerek kabulü yerine davalının fesihte haklı olduğu şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle reddi hatalıdır.

(Yargıtay 9.HD., 2015/21481 E., 2018/17060 K.)

Konuya ilişkin bir başka kararda işçi kamu hizmetine atandığı gerekçesi ile istifa etmiş ancak daha sonrasında işçilik alacaklarını alamadığı gerekçesi ile iş sözleşmesini feshettiği belirterek işçilik alacaklarının tahsili için dava açmıştır. Ancak iş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamaz. Bu sebeple işçinin istifasına gerekçe kıldığı devlet hizmetine atanmasının iş akdinin feshinde haklı bir gerekçe olmadığı göz önünde bulundurularak kıdem tazminatı talebinin reddi gerekmektedir.

Sonuç olarak işçinin kamu hizmetine atanması haklı bir fesih nedeni değildir. Böyle bir neden belirtilerek işten ayrılma, istifanın hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır.

(Yargıtay 9.HD., 2012/24331 E., 2014/23084 K.)

Nalan Gökdağ
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

 

Bir Cevap Yazın