2020

İş Hukuku E-Bülten

Muvazzaf Askerlik Hizmeti Sebebiyle Hizmet Akdinin Sonlandırılmasından Dolayı Kıdem Tazminatına Hak Kazanılabilir!

Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.08.2015 tarihinden 30.09.2018 tarihine kadar aralıksız olarak hizmet sözleşmesi ile çalıştığını, 30.09.2018 tarihinde muvazzaf askerlik hizmeti sebebi ile hizmet akdini sonlandırdığını, 4857 Sayılı Yasa’nın 1475 Sayılı Yasa’nın 14.maddesine yapmış olduğu atıf sebebi ile kıdem tazminatına hak kazandığını belirterek, davacı lehine 3000,00TL kıdem tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 7146 sayılı yasa ile bedelli askerlik hizmetinden yararlananları bu süre zarfında ücretsiz izinli sayılacaklarını hükme bağladığını, davacının da bu sebeple ücretsiz izin hakkından yararlanabileceğini ve bedelli askerlik hizmetinin sona ermesinden sonra da işine geri dönebileceğini, dolayısı ile feshi zorunlu kılan bir durumun mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesine göre davacının hizmet akdinin, bizzat davacı tarafça muvazzaf askerlik hizmeti sebebi ile feshedildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık noktası 7146 sayılı yasanın getirmiş olduğu düzenleme çerçevesinde feshin kıdem tazminatına hak kazandırıp, kazandırmayacağı noktasındadır.7146 Sayılı Kanun’ un 2.maddesinin 4. Fıkrası İş Kanunu’na göre özel bir düzenleme olması ve işçinin bedelli askerlik yaptığı süre boyunca ücretsiz izinli sayılması nedeniyle işçinin iş sözleşmesini feshetmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanamayacağı açıkça belirtilmiştir. Davacının askerlik süresince ücretsiz izinli sayılacağı, askerde olduğu 21 gün boyunca iş sözleşmesinin askıda kalacağı ve askerlik sonrasında görevine tekrar başlatılacağı, davacının 21 günlük temel askerlik eğitimi sonrasında işsiz kalma riski bulunmadığı dolayısıyla da feshi zorunlu kılan bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.

Mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İncelenen dosya kapsamına göre: Davacı davalı iş yerinde 16/08/2015 tarihinde satış danışmanı olarak çalışmaya başladığını, 30/09/2018 tarihinde muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmek amacıyla iş akdini sonlandırırken 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi gereğince kıdem tazminatını ve diğer tüm alacaklarının tarafına ödenmesini talep ettiğini iddia etmiştir. Davalı davacının bedelli askerlik kapsamında işten ayrıldığını, 21 günlük bedelli temel askerlik eğitimi sonrasında işsiz kalma riski bulunmadığını, bu süreçte ücretli izinli sayılacağından feshi zorunlu kılan bir durum bulunmadığını, kıdem tazminatının talebinin reddi gerektiğini savunmuştur. 7146 sayılı Kanunla 01/01/1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğmuş olup, henüz askerliğini yapmamış ve 03/08/2018 tarihi itibariyle fiili askerlik hizmetine başlamamış olanlara askerliğini bedelli olarak yapma imkânı getirilmiştir. 4857 Sayılı Kanuna tabi olarak çalışanlardan zorunlu (muvazzaf) askerliğini yapanların askerlikten kaynaklanan kıdem tazminatı ve askerlik dönüşü işe başlama şeklinde iki önemli hakkı vardır. Askerlik nedeniyle işten ayrılan işçinin kıdem tazminatı alabileceğine dair düzenleme 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine yer almakta olup, bu maddede herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.7146 sayılı Kanunda, temel askerlik süresince çalışanın işyeri tarafından ücretsiz izinli olarak sayılacağına yer verildiğinden, bedelli askerlik nedeniyle işine ara verecek işçinin askere gideceğini belirterek iş akdini feshetmemişse dönüşünde aynı yerde çalışma hakkına da sahiptir. Ancak bunun yerine ücretsiz izin talep edebilir. Bu durumda ise ortada bir fesih olmadığından feshe bağlı alacak olan kıdem tazminatı talebinden söz edilemez. Yani işçinin seçimlik hakkı vardır. Davacı 1475 Kanun’a göre fesih hakkını kullanarak kıdem tazminatı talep etmiştir. Davalı işveren 30/09/2018 tarihli işten ayrılış bildirgesini 03 (işçi istifası) koduyla vermiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi yönünden düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden istinaf eden davacının başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Davacının kıdem tazminatına ilişkin talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 6.288,48 TL/net kıdem tazminatının 3.000,00 TL’sinin dava tarihinden bakiyesinin ıslah tarihi olan 18/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal kesintilerin icra aşamasında dikkate alınmasına 24/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2019/2257   KARAR NO: 2020/167

Büşra İlter / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

Bir Cevap Yazın