Şubat 2021

Tüketici Hukuku E-Bülten

Sıfır Km Otomobilin Ayıplı İfasına İlişkin Yargıtay Kararı

Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesinde taraflar arasındaki ayıplı mal davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, Yargıtay tarafından dosya içeriği incelenmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir:

Davacı, dava konusu otomobili 28.04.2010 tarihinde satın aldığını ve sıfır kilometre olarak satın alınmış olan aracın birçok kez arızalanmasına ve tamir için servise başvurulmasına rağmen bu arızaların tam olarak giderilemediğini ve aracın kendinden beklenen faydayı sağlamadığını ve ayıplı olduğunu ileri sürerek ayıpsız misli ile değişimine bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmenin iptali ile araç için ödenmiş olan bedelin tarafına iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ilk derece yargılama makamına sunmuş olduğu yanıt dilekçesi ile dava konusu aracın ayıplı olmadığı gerekçesine dayanmak suretiyle davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile, 39.095,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2) Davacı, eldeki dava ile ayıp nedeniyle dava konusu ayıplı ürünün ayıpsız misli ile değişimini ya da sözleşmenin iptali ile bedeli iadesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece tüm deliller toplanmak ve teknik bilgi gerektiren hususlarda bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle davanın kabulü ile araç için ödenen bedelin iadesine karar verilmiştir. Mahkemece araç bedelinin davalı yandan tahsiline karar verilmiş olması taraflar arasındaki araç satış sözleşmesinin feshi doğal sonucunu da doğurur ve bu halde dava konusu ayıplı ürünün tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalı tarafa iadesi gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacının yedindeki ayıplı malın tüm takyidatlarından arındırılarak teslimine yönelik hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.

Her ne kadar bu eksiklik usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ise de bu yanlışın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmeyip hükmün düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.

Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının 2. bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle gerekçeli kararın hüküm başlıklı bölümünün 1.bendinde yer alan “Davanın kabulü ile, 39.095,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine “Davanın KABULÜ ile, Dava konusu davacıya ait olan … plaka numaralı … 1.4 model otomobilin her türlü vergi, harç, borçtan arındırılmış bir şekilde davacı tarafından davalıya iadesine, araç bedeli olan 39.095,00 TL bedelin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/4235 Esas, 2020/7035 Sayılı Kararı

Almila Sabiha Yıkık / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

Yorum yap